Herkese Allah Rahmet Eylesin Denir Mi?
Bugün, bir şeyin ne kadar basit ve sıradan görünse de, bir anda hayatımızda büyük bir yer edinebileceğini fark ettim. Kayseri’nin o sessiz sokaklarında, hava biraz soğuk ve griydi. Yanımda yürüyenlerin konuşmalarını pek duyamıyordum, ama bir an durup dinlediğimde, bir cümle kulağımı çaldı. “Herkese Allah rahmet eylesin” dedi bir adam, yüksek sesle. İstemeden, bu cümleye takıldım. Bu basit kelimeler, birkaç saniye içinde aklımda beliren düşüncelerle birlikte ruhumu sarstı. “Herkese Allah rahmet eylesin denir mi?” diye sormaya başladım kendi kendime.
Bir Günde Yıkılan Dünyalar
O sabah her şey normaldi. Kahvemi alıp evden çıkarken, arkadaşımın mesajı geldi. “Seda’yı kaybettik.” Mesajı okuduğumda, bir süre ekrana bakakaldım. Seda… Üç gün önce birlikte güldüğümüz, hayatın küçük derdini paylaştığımız, yaşam dolu o insan… Onu kaybetmek ne demekti? Gözlerim buğulandı. Duygularım birden karma karışık oldu. Neredeyse hiç tanımadığım bir insanın hayatını kaybettiğini duyduğumda içim burkulmuştu. Ama Seda… O, sadece arkadaşım değil, çok daha fazlasıydı. Onun kaybı, içimi boşaltan bir duygunun, karanlık bir çukurun başlangıcıydı. Başımı çevirdim ve annem mutfakta yemek yapıyordu, hiç sesini duymadım. Bir anda telefonum çaldı. Seda’nın annesinin sesi geldi. “Başınız sağ olsun” dedim. Bir cümle ile geçiştirilmek, duyguları sıkıştırmak… Her şeyin ne kadar kolay unutulduğunu düşünmek… Bu da ne demekti?
Gün içinde, Seda’nın kaybı her an aklımda. Ama bir şey daha vardı, o da “Herkese Allah rahmet eylesin” cümlesiydi. O kadar basit bir cümle ki, ama bu kadar anlamlı… Düşünmeden söylenebilecek, ama aslında bir insana saygı gösteren, içten bir dua. Ama bu kadar basit olamayacak kadar karmaşık bir cümle. Kimlere söylenebilir? Herkese Allah rahmet eylesin denir mi? Herkes buna layık mı?
Bir Cümledeki Yük: Yaşamın Değerini Anlamak
Kayseri’nin o dar sokaklarında yürürken, bir anda her şey hızla geçti. Saatlerce düşünüp fark ettiğim bir şey vardı: insanlar, kaybettikleri birinin ardından söyledikleri kelimelerde bile kendilerini gösteriyorlar. Kimileri, “Herkese Allah rahmet eylesin” demeyi alışkanlık haline getirmişti. Hiç düşünmeden, sadece söylenen bir kelimeydi bu. Ama bazen, bu cümleyi duyan kişiyi düşünmeden edemiyorum. Bazen gerçek anlamını anlayabilmek için bir kayıp yaşamak gerekiyor. Seda’yı kaybetmeden önce, ben de bu kelimeyi kullanıyordum ama şimdi anlamını daha derin hissediyorum. “Herkese Allah rahmet eylesin” demek, aslında bir anlamda kaybedilenin değerini, kaybın arkasındaki acıyı ve eksikliği de kabul etmek demekti. Bunu bir anlamda hayal kırıklığıyla birlikte kabul etmekti. Bazen bir kaybın ardından hayatın ne kadar kırılgan olduğunu fark etmek, insanı içsel bir şekilde büyütüyor. Ama bu, her kayıptan sonra fark edilen bir şey değil mi? Hayat geçip gidiyor, bazen biz de kayboluyoruz.
Ölüme Farklı Bakışlar
O gün sokakta yürürken, kim bilir kimler, bu kelimeyi kimler için söylediler. Kimseyle tanışmadığım halde, etraftaki her insana gözlerimle bir anlam yükledim. Bir kişinin kaybı, toplumsal bir kayba dönüşebiliyor bazen. Bir toplumun acısı, bir kişinin acısına dönüşebiliyor. O gün, Seda’nın kaybıyla ilgili değil, kaybın sosyal yansımasıyla ilgili daha fazla düşündüm. Birinin ölümünü her birimiz farklı bir şekilde algılarız. Bazılarımız için sadece “bir cümle”, bazılarımız içinse yaşamın kendisinin yükü olabilir. Belki de “Herkese Allah rahmet eylesin” denmeli, ama bu sözün içini, anlamını doldurmak gerek. Bazen o kadar kolay unutuyoruz ki insanları, ama kaybın arkasındaki duyguyu anlamak gerekiyor. Herkes bir şekilde, bir gün bir kayıp yaşar. Peki o zaman, kimleri düşünmeliyiz, kimlere gerçekten dua etmeliyiz? Belki de her kayıptan sonra, kaybolan birinin ardından söylenmesi gereken en önemli şey, “gerçekten hatırladım ve hatırlayacağım” cümlesidir.
Hayatın İçinden Bir Kapanış
Kayseri’nin sokaklarında, bu duygularla yürürken, annem akşam yemeği hazırladı. Seda’yı kaybetmenin verdiği boşlukla, bir şeylerin anlamını daha derinden kavradım. O an, bir kaybın ardından ne demeli? Kim bilir… Belki de, “Herkese Allah rahmet eylesin” demek, sadece bir sözcük değil, ölüme ve yaşamın kendisine dair bir kabullenişti. Bir şekilde, bir kaybın ardından, anı yaşamak, anlamak ve kabul etmekti. Belki de bu kelimeler, kaybolan bir hayatın acısıyla barış yapmamıza yardımcı oluyor, kim bilir? Bunu düşünerek yatağa yattım, gözlerim doldu ama bir umut vardı içimde: bir kaybın ardından bile, insan hep hatırlanır, hep yaşar. Ve bir gün, Seda da hatırlanacak.